TEKNİK BİR YETENEK - FARKINDALIK

İnsan doğası itibari ile ebeveynlerine ve çevresine ihtiyaç duyar, en yakınından öğrendikleriyle kişisel gelişimine başlar ve çevresi ile bu gelişimini şekillendirir. Her şey zaman denilen olgunun içinde zamanı geldiğinde gerçekleşir.

Bizler insanoğlu olarak bende dâhil gözlemlemeyi çok severiz ama kendi hayatımızı hep en son gözlemleme ihtiyacı duyarız ve genellikle hayatımızın akışı içerisinde kaybolur gideriz.

Tam anlamıyla ifade etmek istediğim şu ki, bizler hayatımızın her aşamasını bireysel olarak kendimizi gözlemlemeli ve doğru zamanlara, doğru koşullara her daim hazırlıklı olmalıyız.

Bizler ki; insan olarak dünya üzerindeki en zeki hayvan topluluğu olarak kendimizle gurur duyarken, öncelikle bizim yapmamız gereken bu davranış biçimini, hayvan olarak tabir ettiğimiz canlılar her dakika, her saniye ve her an yapmaktadırlar.

 Kendilerini sürekli kontrol ederler, her zaman çevresindeki tehlikelere açık ve uyanıktırlar, gözlemlemeyi çok iyi yaparlar ve en ufak fırsatı kaçırmazlar, çünkü bizden çok her şeyin farkında olan aslında onlardır.

Demek ki bazı şeyler için zeki olmak da yetmiyor…

Açıklamadan edemeyeceğim, bana göre zekâ; Mutlak yaratıcının bazı özel insanlar hariç ki bunlar üstün zekâlı insanlardır. Bunları bir kenara koyar isek, bende dâhil bütün insanlığa zekâ eşit olarak paylaşılmış ama farkındalık duygusu bireylere bırakılmıştır. 

Buda demek oluyor ki zekâ kavgası değil, hayatta kalma mücadelesi tamamen farkında olmak, doğru zamanda doğru işi yapmakla mümkündür. 

Ama ne yazık ki bu her zaman mümkün değildir.

Bu dünya da insanoğlunun karşı koyamadığı en büyük şey zamandır. Bunu şöyle açıklamak gerekirse; 

 ‘’Parçalar bütünü oluşturduğu gibi, zaman insan hayatında parçaları bir araya toplayan bir makinedir. ‘’

Kimine göre anlamlı olsa da kimine göre bir o kadar saçma bir cümle olabilir. Ama nitekim ki konuyu parça değil de bir bütün olarak ele alırsak elbette düşünürün bir noktada bizleri yakaladığını göreceksiniz.

Ona göre hepimiz birer parçayız ve bir araya geldiğimizde bütünü tamamlayacak, zaman kavramına bir anlam katacağız. İşte o zaman karşı koyamadığımız kavramın bir parçası olarak bütün bir anlam içermiş olacak her şey.

Yeterince kavram ve soyutluğun içinde boğulduktan ve bunaldıktan sonra, şimdi de gerçek dünyada bunların nasıl bir araya geldiğine bakalım.

Hayatımızın her anında kendimizi sorgulamayı ve gözlemlemeyi fazlasıyla konuştuk, bu etkenin yanında doğru zamanın önemini de vurguladık, geriye kalan şey ise doğru iştir. 

Her insan yapısı bakımıyla, yaşayışı, doğduğu çevresi ve kişiliği ile başlı başına bir bilmece neredeyse keşfedilmemiş bir gezegendir. Çevresinden önce kendisini bulmalı ve ona en uygun atmosferi kendi çevresinde toplamalı ki dünyasında canlılar hayat bulabilsin.

Tıpkı üzerinde yaşadığımız dünyanın bundan 4,54 milyar yıl önce yaptığı gibi. Emin olun ki dünya bile zamana karşı koyamaz, o da zamanı geldiğinde meydana geldi ve şartlar el verdiğinde oluşunu tamamladı ve yine zamanı geldiğinde yok olmaya mahkûmdur.

Bizler, bu hayatta mesleki kaygılar taşıyan insanlarız ve bu kaygılar ile başa çıkmanın en temel yolu gözlemlemektir. Başarmak zor değil çünkü bizden önce başaran bir çok insan var ve hepsi bizim için birer kaynak, birer yol gösterici ve büyük bir tecrübe birikimi. Bunları değerlendirebilmek önce kendimizi tanımak, sonra çevremizi gözlemleyip farkında olmaktan geçiyor.

Mesleğiniz ne olursa olsun detaycı olun, ben bütün hayatımda meslektaşlarım kalem oynattıklarında acaba ne yazdı (Gözlemleme) diye merak eder o yazarken okurdum. Bu bilgiye ulaşmanın kolay olmayacağını (Zaman)  ve onun tecrübeli olduğunu kabullenip (Farkındalık), bir gün geldiğinde benim yazdıklarımıda okuyacak neslin olacağı hayali ile yoluma devam ettim...

Farkında olduğunuzda beni şaşırtan ilk şey çevremdeki insanlarında benim farkımda olduklarıydı. Bu anlattıklarım tecrübe ve size yol göstermesi için, egoistlik asla değil. Siz kendinizi değerli hissettiğiniz an çevreniz içinde değerli olursunuz, çünkü emek veriyorsunuz, inanmalısınız emek verilen hiç bir şey karşılıksız kalmıyor. Sabırlı olmalısınız ne zaman ödüllendirileceğiniz büyük bir sır. 

Ama o gün geldiği zaman bunca yıl ve birikimimin hediyesi işte bu diyebilecek farkındalığınızın olması gerekiyor. Yoksa hırs ve egonuza yenik düşer asla bulunduğunuz konumu anlayamazsınız. Bu yüzden,

Ne zaman !!! sorusunu sormak size ihanettir. 

Başlangıçtan sonuna kadar üç temek hayat felsefesi benim için 

GÖZLEMLE - ZAMAN - FARKINDALIK

Doğru bir şekilde yönetmeniz dileğiyle....





































Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİÇİM, ALGI VE PRATİK

EN BÜYÜK MİMAR KİMDİR? - ŞEHİR PLANLAMA